 Bu Adam Benim Atam… M. Kemal ATATÜRK O bir düşünce insanıydı… O bir önder, En iyi liderdi… İleriyi düşünen bir Türk Ve Akıl almaz bir kişilikti… Kurtuluş savaşından sonra, bir çok devlet adamı Atatürk’ü tebrik etmeye ve kurtuluşlarının hayırlı olmasını temenni etmek için ziyarette bulundular… Atatürk çok misafirperver birisiydi ve her misafirini özenle kabul ediyor, en sevdiği yemekleri hazırlattırıyor, misafirlerin içtikleri en çok sevdiği kahvelerin dahi araştırıyor, bulduruyor, hazırlattırıyor. Her şeyin kusursuzca olması için elinden geleni yapıyor. Kurtuluş savaşı henüz yeni bitmişti. Atatürk ve silah arkadaşları bir ay önce cephede canları pahasına savaştıkları o İngilizlerin, Fransızların devlet adamları tebrik için Ata’ yı ziyarete geliyorlar. Ata onları geri çevirmiyor, kabul ediyor ve misafirperverliğini birkez daha göstererek kusursuzca bir karşılama hazırlıyor. Sofralar kuruluyor devlet adamlarının en sevdikleri yemekler, tatlılar sofralar kuruluyor ve her şey kusursuzca görünüyor. Atatürk misafirlerini en iyi şekilde ağırlıyor fakat o anda garsonlardan birisi o nefis ve en özel en güzel, seçilmiş yemekleri getirirken birden ayağı takılıyor ve o muhteşem sofrayı mahvediyor. Herkes sus pus oluyor ve herkes Ata’nın gözlerine bakıyor. Ne diyecek di Ata? O kadarda özen gösterilmişti, her şey kusursuzdu. Bir görünmez kazaydı ve her şey mahvoldu bütün ihtişam, gösteriş kayboldu... İngiliz Kralı Ata’ nın gözlerine “Nasıl Cezalandıracaksın…” der gibi imalı bakışlar attı. Ama O öyle bir insan ki, öyle bir şahsiyet ki… Mesleği ne olursa olsun, kim olursa olsun, O öyle bir önder ki Türk’ü ezdirmez Türk’ü yüceltir. Hiç kızmıyor, bağırmıyor, çağırmıyor İngiliz Kralının gözlerine bakarak sakin bir tavırla; “ Ben bu millete her şeyi öğrettim,Ölmeyi bile öğrettim ama bir uşaklığı öğretemedim…” diyor… İngiliz Kralı şaşkın, herkes şaşkın… Atatürk hatası için garsona kızmadı aksine onu bir İngiliz Kralının karşısında yüceltmişti… İngiliz Kralı o anı, o dakikayı, o saati hayatı boyunca artık unutamayacakdı ve şunu da aklından aklından çıkaramayacakdı ki TÜRKLERDEN UŞAK OLMAZ… İşte Atatürk böyle kazımıştı o İngilizlerin, Fransızların beyinlerine bunu... Onun için sevmiyorlar belkide Türkleri, Türk insanını… Kuyruk acıları var onun için eziyorlar Türkleri, bu şanlı milletin soylarını… Şimdiki devlet adamlarımız, şimdiki komutanlarımız olsa böyle yaparlar mıydı acaba? Şimdi biz Avrupa' dan bize değer vermelerini bekliyoruz. Avrupada Türklere yapılan işkencelerin katliamların ardı arkası kesilmiyor, biz onlardan değer bekliyoruz biz onlardan medet umuyoruz. Onlara tuvaleti öğreten, Fransızlara banyo yapmayı öğreten sanki bu milletin insanları sanki TÜRKLER DEĞİL'di Siz kimsiniz ki "Pis Türk, Kötü Türk, Lanet Türk" diye Sloganlar atıp, seçim propagandası yapıyorsunuz. Avrupa Medeniyetini nereden almış ki şimdi bize kültürsüz medeniyetsiz diyebiliyorlar...
Birde bizim tarihcilerimiz var Avrupalılardan aşağı kalır yanları olmadığı gibi kendi milletinin tarihine laf atan kendi milletinin tarihini çarptıran tarihcilerimiz, yazarlarımız... YAZIKLAR OLSUN SİZLERE !... Sözde Ermeni katliyamını ortaya atıp kendine çıkar sağlayanlar mı dersin yalan ve sahte düşüncelerle, akıl almaz mantığa sığmaz fikirlerle Türk gençliğiini tarihine küstüren mi dersin... Neler var neler... Bizi Savaşla yenemeyeceklerini anlayanlar şimdi bizi fikir çatışmalarıyla, fikir oyunlarıyla yenmeye çalışıyorlar. Bizi tarihimize düşman ederek bizi geçmişimizden kopararak bizi kullanmak istiyorlar. Devletimizi işkal etmek için oynanan oyunlara daha ne kadar göz yumacağız... Bugün hangi Türk genci Atatürk'ün gençliğe hitabesini sözlüksüz anlayabiliyor. Hangi çocuğumuz istiklal marşımızı tam anlamıyla yüreğinde hissedebiliyor... Ama bakın görün ki bir Shakespeare (Şekspir) ' i yani bundan yüzyıllar önce yazılmış bir eseri ilk okula giden bir ingiliz çocuğu kolaylıkla anlayabiliyor, okuyabiliyor... Peki ya Biz ? Biz ne kadar anlıyoruz... Bizi kendi dilimize yabancı etmediler mi ? Türkçemizi zenginleştiriyoruz yeniliyoruz türkçeleştiriyoruz diye... Aynı dili anlamak için sözlük kullanan başka bir millet var mı ? Bizim gibi Köklü Bir milletin, Osmanlı torunlarının düştüğü hale duruma bir bakın...
Birilerinin bize değer vermesini beklemeyelim, Biz kendimize değer verelim, biz korkmadan, utanmadan, sıkılmadan tüm dünyada son nefesimize kadar heyecanla “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…” diyelim. Türklüğümüzle, kimliğimizle övünelim kendimize ve birbirimize değer verelim… Bir Tv Programında izlemiştim; Türklerim, yani atalarımızın orta asyadayken kullandıkları bir değim vardır. Bugün hala Türkmenistan'da, Kazakistan'da hala kalmıştır dillerinde mutluluk verici bir şey bu... " Eğer yalan söylüyorsam, Türk olmayayım... " diyorlar... Bırakın avrupalı bize ne derse desin...
Siz sadece;
"Ne Mutlu Türk’üm Diyene…" deyin ve bunu son nefesinize kadar yaşatın... saygılarımla...
Yusuf ALTUNOK www.gencturk.eu.tc |